Hormonlarının Kontrolünü Ele Al

Vücudunuza yerleşmiş yağları yakıp kül etmek, daha iri kaslara sahip olmak, bebekler gibi uyumak ve güne enerjik başlamak için vücut kimyanızı düzenlemeniz gerekiyor.

Vücudunuz, karmakarışık bir yapıya sahip olduğunu biliyoruz. Neyse ki bütün bunların hepsiyle tek başınıza uğraşmak zorunda durumunda kalmıyorsunuz. Gün içerisinde harcadığınız kaloriden, bunların ne kadarının yağa ya da kasa dönüşeceğinden, uyku döngünüze kadar büyük bir kısmını hormonlarınız üstlenerek destek olmaktadırlar. Bu durumun en güzel tarafı, uslu olup söz de dinliyor olmalarıdır diyebiliriz. Elbette siz de onları yönetmeyi iyi bir şekilde yapabiliyorsanız. Böyle bir durumda daha iyi bir adam olacağınızın sözünü vermek mümkün görünüyor.

“Eğer hormonlarınız sizin dostunuz değilse, kesinlikle düşmanınızdır.”

Açlık Durumu: Leptin ve Girelin

Leptin ve girelin, devamlıolarak açlık durumunuzu düzenliyor ve yemek ihtiyacınızı sorguluyor ve bunları size iletiyor. Mide duvarınızda yer alan Girelin hormonu, beyninize acıkma durumunuzu sinyal verir. Yağ hücrelerinden salgılanan Leptin ise vücudunuza enerji depolarınızın dolu olup olmadığını sürekli gözlemler. Her iki hormon da beynin hipotalamus bölgesinde etkindir ve kan dolaşımında yer bulunurlar. Bu iki hormondan hangisinin değeri diğerinden yüksekse, şampiyon o oluyor gibi tanımlayabiliriz. Sağlığınıza özen göstermeyi bırakıp, zararlı alışkanlıklar edinirseniz, vücudunuz leptine karşı direnç oluşturuyor ve açlığa neden olan girelin hormonu önde geliyor.

Uykuya Önem Verin

Gece saatlerinde tavsiye edilen 7-8 saatten daha az uyuyan kişilerin iştah açan girelin hormonu seviyesi yükseltmekte ve leptin hormonu seviyesini düşürmektedir. Şayet karın kaslarınızı görmek istiyorsanız, her gece önerilen sürelerde uyumaya özen göstermeniz gerekiyor.

Güçlü Metabolizma: Tiroit Hormonları

Boyun üzerinde yer alan ve yarasaya benzeyen tiroit bezleri, T3 ve T4 hormonlarını üretmek ile görevlidirler. Bu hormonlar metabolizma hızını değerlendirerek hücrelere toplam enerji üretimi ve tüketimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. T3 ve T4 hormon seviyelerinde küçücük bir düşüş bile metabolizmanın yavaşlamasına ve kilo almaya yol açtığını belirtmeliyiz. Şayet bu düşük çok ani oluyorsa, Hashimoto ya da tümor gibi hastalıklardan kaynaklanıyor olabileceğini unutmamalısınız.

Öğünlerinizde İyota Yer Verin

Tiroit bezinin sağlıklı şekilde çalışmasına devam etmesi için günde ortalama 140-150 mikrogram iyot tüketmeye gayret etmenizi uzmanlar özellikle tavsiye ediyorlar. Deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurtanın en önemli iyot kaynaklarından olduklarını da belirtmek de yarar var.

Daha İri Kaslar: HGH ve IGF-1

HGH (Büyüme hormonu) ve IGF-1 (İnsüline benzeyen büyüme faktörü) birlikte yağı parçalayarak enerji üretiminde kullanmaktadır ve kasları, tendonları ve bağ dokuları güçlendirmeye yardımcı olur. Vücudunuz doğal olarak HGH üretiyor ancak 20 yaşından sonra üretim kademeli olarak yüzde 15 oranında düşmeler meydana gelmeye başlıyor. Çeşitli branşlardaki sporcular ve vücut geliştirme sporcularının, son derece zararlı sonuçları olmasına rağmen yasa dışı yollarla temin ettiği büyüme hormonunu kullandığı muhakkak kulağınıza gelmiştir. Fakat bunun onlara yarardan çok zarar verdiğini biliyor musunuz? Buradaki yazımızda daha detaylı bilgi sahibi olmanız mümkündür.

Kaslarınızı Parçalayın

Büyüme hormonunu ağırlık antrenmanları sayesinde doğal yollarla arttırma şansımız var. Antrenman çalışmalarında yer alan egzersizler, sizi zorlayan ağırlıklarla 8-10 tekrardan 3-4 set şeklinde olmalıdır. Eğer kaslarınızda yanma hissi oluyorsa doğru yoldasın diyebiliriz ki, bu durum HGH üretiminin arttığını ifade etmektedir.

Kaliteli Uyku: Melatonin

Melatonin hormonu üretimi, 02.00 – 04.00 saatlerinde zirveye ulaştığı saptanmış durumdır. Fakat maalesef bu döngü her zaman ideal şekilde meydana gelmiyor. Mavi ışık, melatoninin en büyük düşmanlarından biridir diyebiliriz. Güneşten ve teknolojik aletlerden bol miktarda yayıldığı görülmektedir. Akşam saatlerinde ekran başında çok fazla zaman geçirenlerdenseniz, uyku döngünüzün bozulması kaçınılmazdır. Ertesi gün uyandığınızda uykunuzu alamamınızı hissettiren duygu, uyku döngünüzün bozulmaya başladığına dair önemli işaret arasında bulunuyor.

Ekrandan Uzak Durun

Yatağa gitmeden 2 saat önce telefon, tablet, televizyon gibi tüm ekranlardan uzak durmaya başlamalısınız. Bu cihazlardan yayılan mavi ışığın uykunuzu mahvetmesine izin vermemeniz gerekiyor.

Yüksek Çekim Gücü: Testosteron

Testosteron hormonu, sperm sayısını arttırmada ve libidoyu tavan yaptırmada etkili olmasının yanında, kas hücrelerinde protein sentezi sağlamaktadır. Sağlıklı bir erkekte testosteron üretimi yaşlandıkça azalmaya başlamaktadır. Fakat bu düşüşü sadece yaşlılığa bağlayamak da yanlış olur. Hareketsiz, aşırı kilolu ve obez kişiler, düşük testosteron seviyesine daha yatkın oldukları yapılan çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

İçkiyi Sınırlayın

Alkol, testosteron üretimini sağlayan enzimleri yavaşlatmakta hatta engellemektedir. Alcoholism dergisindeki bir çalışmaya göre, kana karışan 0,05 oranındaki alkol, genç ve sağlıklı bir erkeğin testosteron seviyelerinde yüzde 9’luk düşüşe neden oluyor. Bu nedenle, bazı günlerde alkol alacaksanız 1-2 kadeh içkiyi aşmamaya özen göstermelisiniz.

Yağları Yakıp Kül Et: İrisin

Belki de daha önce duymadığınız, ilk defa duyacağınız bir şeyden söz edelim; Kahverengi yağlar. Zıpladıkça sallanan beyaz yağların aksine, kahverengi yağlar sıkıdır ve metabolizmada aktif rol oynamaktadırlar. İrisin hormonu, günlük harcadığınız kaloriler sonucunda, beyaz yağları kahverengi yağlara dönüşmektedir. Geçen yıl yapılan araştırmalar, insan vücudunda irisin hormonunun var olduğunu tespit etmiştir. Kısaca, irisin hormon salınımını ne kadar arttırırsanız, sizi rahatsız eden beyaz yağlardan kurtulmanız o kadar kolaylaşacağını bilmelisiniz.

İrisin Dostu Soğuk Hava

Soğuk havalarda 15-20 dakika üşüdüğünüzde, vücudunuzun irisin üretimini sanki bir saat boyunca tempolu egzersiz yapmışsınız kadar artırmasına destek oluyor. Kış aylarında dışarıda yürüyüş ya da koşu yaparak irisin hormonunuzu zirveye çıkarmanız mümkündür. Şayet üşümeyi sevmiyorsanız, en büyük kas grubu olan bacak antrenmanlarınızı es geçmemelisiniz.

Enerji Kaynağı: İnsülin

İnsülin hormonu, yağ ve şekeri depolamak için, kan dolaşımı ile yağ ve kas hücrelerine taşımaktadır. Şayet bu işlem vücudunuzda sekteye uğrarsa, kan şekeriniz yükselir ve tip 2 diyabet riski oluşur. Yapmanız gereken aslında çok basit: İnsülin ve şeker seviyenizi her zaman dengede tutmak gerekiyor. Yoğun bir antrenmanın sonrasında insülin yükselir ve kaslarınıza daha çok şeker gitmesine neden olur. Bu nedenle kaslarınızın büyümesi için bütün koşullar gerçekleşmiş olacağını unutmamalısınız.

Mutlaka Karbonhidrat Tüketin

Antrenmanın ardından karbonhidrat tüketimi oldukça çok önemlidir. Vücut ağırlığınızın kilogramı başına yaklaşık 1 kg kompleks karbonhidrat almalısınız. Antrenman sonrası karbonhidrat tüketimi, protein sentezini de kolaylaştırdığı da bilinmektedir.

Bir cevap yazın

FİTADIM FACEBOOK

Facebook Pagelike Widget