PROSTAT KORKUSUNU AZALTAN TEDAVİLER

“Şimdi hiç sırası değil” dediğinizi duyar gibiyiz ancak özellikle yaş ilerledikçe kuvvetlenen prostat büyümesi riskine karşı bilgilenmenin vakti çoktan geldi bile…

Araştırma yaparken arama motorlarına “erkeklerin korkulu rüyası” yazdığınızda, ilk sıralarda bu konuya dair yazılar çıktığını biliyor musunuz? Tahmin etmesi çok zor olmasa gerek ki; prostat büyümesinden söz ediyoruz. Erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat, yaygın kanının aksine bir hastalık ismi değil, spermi taşıyan sıvının üretilmesini sağlayan üreme bezi demektir. Prostat tedavisinde yeni bir çözüm olarak girişimsel radyoloji tekniği uygulayan uzmanlar, prostatın görevinin “spermleri taşıyan meninin penisten dışarı çıkmasını sağlamak” olduğunu belirtiyor. Prostat bezi erkeklerde mesane, yani idrar torbasının altında yer alıyor ve idrar yolunu çepeçevre sarmış durumdadır. Normal boyutu 7-16 gram arasında farklılık gösteren prostatın ağırlığı 30 gramı aştığında ise büyümüş olarak kabul edilmesine yetiyor. Bu prostat büyümeleri genellikle ilerleyen yaşlarda başlıyor ve bu rakam 350 grama kadar yükselebiliyor. Bu dönemde saçların beyazlaması ya da cildin kırışması kadar doğal ancak fazlası olduğunu da bilmeniz gerekiyor.

Yol Açtığı Sorunlar

Prostat büyümesinde; idrar kaçırma, idrar debisindeki yetersizlik, idrar kesesini tam boşaltamama hissi ve uykudan kalkıp sık idrar yapmak en sık yaşanan sorunların başlarında yer alıyor. Bunlar gibi şikayetler, gece uykuların kalitesini bozuyor ve hastalarda anksiyete, hatta daha derin psikolojik sorunlara zemin hazırlamaya yetiyor. Üstelik mesanedeki idrarın tam boşaltılamaması, idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane içinde taş oluşmasına yol açtığı da biliniyor. Ağırlaşan vakalarda böbrek fonksiyonlarını kaybetme riski de bulunuyor. Diğer yandan, prostat büyümesinin cinsel sağlık üzerine doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Prostat bezinde de diğer organ ve dokularda olduğu gibi kanser oluşabiliyor. Ancak benign prostat hiperplazisi (BPH) adı verilen prostat bezinin iyi huylu büyümesi, prostat kanserinden çok daha fazla görülüyor. 60 yaşın üzerinde yüzde 50 oranında görülen hastalık, 90’lı yaşlarda yüzde 90’a kadar da yükselebiliyor. Nedenler içerisinde katılımsal faktörlerin de rol aldığını belirten uzmanlar, “60’lı yaşlarda prostat büyümesi yaşayan hastaların yakınları, diğer insanlara göre dört kat daha fazla risk altında” diyerek uyarıyor.

En Modern Tedavi Yöntemleri

Prostat büyümesinde öncelik ilaç tedavisine verilmektedir. Ardından üroloji uzmanları minimal invaziv tedaviler ve çeşitli cerrahi yöntemler uygulamakta sakınca bulmuyor. Fakat son senelerde girişimsel radyologlar tarafından uygulanan ve ilk çalışmalarda oldukça iyi sonuçlar veren iki tedavi yöntemi daha olduğunu bilmenizde yarar var.

Prostat Embolizasyonu

Genel anestezi yapılmadan da gerçekleştirilen bu işlemde, kasıktaki damardan girilerek, kateter adı verilen plastik borucuklar yardımıyla prostat bezini besleyen damarlara ulaşılarak, tıkanması sağlanmaktadır. Minnesota Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma, gece boyunca sekiz defa tuvalete giden ve cerrahiyi şiddetle reddeden bir hastanın, işlemden birkaç gün sonra büyük oranda iyileştiğini kanıtlamış durumda. Bir ay sonra kontrole gelen hasta, geceleri sadece bir kez uyandığını, uyku kalitesinin düzeldiğini ve şikayetlerinin azaldığını belirtiyor.

Gat-Goren Metodu

Kurucuları, testosteron yönünden zengin kanın prostat bezine pompalanması ve toplardamarların buna yetersiz kalmasını, prostat büyümesinin sebebi olarak tanımlanıyor. Metot toplardamarların kapatılması işlemi ile gerçekleştiriliyor. Bu teknik, kanın testisten prostata kaçmasını önlediğinden, önleyici tedavi olarak da uygulanabiliyor. Uzmanlar, “Bu yöntem Türkiye’de rutin olarak uygulanmıyor olsa da, ilk çalışmalar güvenilirliği ve etkinliği konusunda umut vaat ediyor” şeklinde açıklama yapıyorlar.

Risk Tablosu

Bahsettiğimiz tekniklerde elbette bazı riskler de bulunuyor. Örnek vermek gerekirse, prostat embolizasyonu prostat kanseri şüphesi varlığında ters etki edebiliyor. Bundaki diğer risk ise, ileri yaş grubundaki erkeklerde görülebilen pelvik damarlarının tıkalı olmasıdır diyebiliriz. Diğer yandan Gat-Goren metodu yeni olduğu için uzun vadeli etkileri konusunda kapsamlı veri bulunmuyor. Danıştığınız üroloji uzmanı, sizin işleme uygunluğunuzu ve tüm riskleri mutlaka ilk muayenede ele almalı ve detaylı olarak bilgilendirmesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

FİTADIM FACEBOOK

Facebook Pagelike Widget